3 Nisan 2025 Perşembe

Ankara'da kadınlar haykırdı: Sesimizi bastıramayacaksınız

AKP-MHP iktidarının kadın, çocuk ve LGBTİ+ düşmanı politikalarına dikkat çeken Ankaralı kadınlar transfobi ve homofobiye izin vermeyeceklerinin altını çizdi. Ortadoğu'dan dünyaya yayılan savaşın yıkıcı etkilerine en çok kadın ve LGBTİ+'ların maruz kaldığını  kaydeden Ankara Kadın Platformu, savaşa karşı barış için mücadele edeceklerini söyledi. Eylemde, "Evlerde, sokaklarda, işyerlerinde, sendikalarda, okullarda, üniversitelerde, fabrikalardayız. Susmuyoruz. 'Kadın, yaşam, özgürlük' diyen sesimizi bastıramayacaksınız" dedi.

Ankara'da çok sayıda kadın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla taleplerini haykırmak için Kolej Meydanında buluştu. Ankara Kadın Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, en önde "Kadınların isyanı değiştirir dünyayı. Serhildana jinan cîhanê diguhêrîne" pankartı ve "İstanbul Sözleşmesi yaşatır", "Aileyi değil çocukları koru", "İnsanca bir yaşam için sosyalizm", "Emeğimiz de bizim geleceğimiz de", "Emekliler yılında emekliler aç. Aile yılında aileler aç. Açlık senin hayat bizim olsun", "Maslow Maslow olalı böyle hiyerarşi görmedi", "İşsizim diyorum evlen diyorsun, yoksulum diyorum çocuk yap diyorsun", "Orospuysam paramı istiyorum", "Cinsiyet eşitsizliğine mobbinge son", "Kutsal aileniz çocukları öldürüyor", "Jin, jîyan, azadî", "İstanbul Sözleşmesinin feshi iptal edilsin", "Eşit işe eşit ücret" sloganlarının öne çıktığı dövizler taşıdı. 

KADINLAR POLİS ENGELİNİ YOK SAYDI
Sloganlarıyla yoksullaşma krizine; kadına, çocuğa ve LGBTİ+'lara yönelik şiddete tepki gösteren, savaşa karşı barış çağrısı yapan kadınlar Güvenpark'a yürüyüşe geçti. Polis, barikat kurarak yürüyüşü engellemeye çalıştı. Polis barikatına tepki gösteren kadınlar, barikat önünde bir süre oturma eylemi yaptı ardından Ziya Gökalp Caddesini trafiğe kapattı. 

'AİLE DEĞİL, KADINIZ, İSYANDAYIZ'
Buradan Sakarya Caddesine geçen kadınlar açıklama yaptı. Basın metnini okuyan Berna Demirdaş, hakları olanı almak için 8 Mart ruhuyla bir araya geldiklerini söyledi. AKP'nin 2025'i "Aile Yılı" ilan ettiğini, kadınları geleneksel aile yapısı içinde, ev içi rollerle sınırlandırmayı ve sosyal devletin yapması gereken bakım ve yeniden üretim emeğini kadınların omuzlarına yüklemeyi hedeflediğini kaydeden Demirdaş, "Var olan yasakları daha da artırarak LGBTİ+ düşmanlığını derinleştiriyor ve nefret söylemlerine zemin hazırlanıyor. Bizler; 'aile' denilerek içerisine hapsedildiğimiz tüm uygulamalara karşı tekrar haykırıyoruz: 'Aile değil, kadınız, isyandayız'" dedi.

'HOMOFOBİYE DE TRANSFOBİYE DE GEÇİT VERMEYECEĞİZ'
AKP-MHP iktidarının LGBTİ+ düşmanı politikalarına işaret eden Demirdaş, "Aile kavramını cis-heteronormatif kalıplara sokan, kadınları ve LGBTİ+'ları yok sayan iktidar 'Türk Ceza Kanunu'nda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklif Taslağı' ile 'genel ahlak' ve 'biyolojik cinsiyete aykırı tutum ve davranışlar' diyerek yaşamlarımızı tehdit ediyor. Kadınlar ve LGBTİ+'lar olarak bedenlerimiz üzerindeki sömürüyü kabul etmiyoruz. Kürtaj hakkımıza el koyan, transların hormona erişimini engelleyen erkek egemen sistemi alaşağı etmeye geliyoruz. Biz homofobiye de transfobiye de geçit vermeyeceğiz. Hayatlarımıza, haklarımıza yönelik saldırılara karşı sokaktayız. Bu beden bizim. İstanbul Sözleşmesi'ni feshederek, 6284'ü hedef alarak kadınların yaşamlarını riske atan, cezasızlık politikaları ile failleri güçlendiren, kadına yönelik şiddet ve katliamları meşrulaştıran kadın düşmanı politikalara karşı sessiz kalmayacağız. 'İstanbul Sözleşmesi yaşatır' diyerek katledilen, kaybettirilen tüm kadınların hesabını sormaktan vazgeçmeyeceğiz."

'SAVAŞA KARŞI BARIŞI SAVUNMAK İÇİN BURADAYIZ'
Ortadoğu'dan dünyaya yayılan savaşın yıkıcı sonuçlarından kadın ve LGBTİ+'ların doğrudan etkilendiğinin altını çizen Demirdaş, "Afganistan'da kadınların odalarında pencere bulunmasın diyen Taliban rejimi, İran'da Kürt kadınlarına idam cezası veren faşist Molla rejimi ve Suriye'de rejimin çökmesi ile yönetime gelen HTŞ güçlerinin kadınların haklarını ve kazanımlarını yok sayan düzenlemeler yapmak istemesi bunun göstergesidir. Savaşlar yüzünden göç etmek zorunda bırakılan mülteci kadınlar hedef haline getiriliyor, cinsiyetçi saldırılara maruz bırakılıyor. Filistin'den, Kürdistan'dan, Rojava'dan, Lübnan'dan, Afganistan'dan, Şili'ye, İran'a ve Fransa'ya tüm mücadeleci kadınlara binlerce selam olsun. Savaşa karşı barışı savunmak için buradayız" ifadelerini kullandı.

'KADIN, YAŞAM, ÖZGÜRLÜK DİYEN SESİMİZİ BASTIRAMAYACAKSINIZ'
Demirdaş, erkek egemen iktidarın yarattığı eşitsizliğe, cinsiyetçiliğe ve kadın düşmanlığına karşı, bin yıllardır verilen kadın mücadelesinin mirasçıları olarak, mücadeleyi isyanla büyüterek özgürlük yürüyüşünü sürdürdüklerinin altını çizdi.

Demirdaş, şöyle devam etti: "8 Mart, dünya kadınlarının birlik, dayanışma ve mücadele günüdür. Sokakları ve geceleri, özgürlüğümüzü, bu dünyada kazandığımız ne varsa hepsini mücadele ederek aldık. Bulunduğumuz her yerde yine haykırıyoruz. Evlerde, sokaklarda, işyerlerinde, sendikalarda, okullarda, üniversitelerde, fabrikalardayız. Susmuyoruz. 'Kadın, yaşam, özgürlük' diyen sesimizi bastıramayacaksınız" dedi.