3 Nisan 2025 Perşembe

İHD'li kadınlar: 8 Mart'ta kadınlar barış istiyor

8 Mart vesilesiyle pek çok kentte eylem yapan İHD üyesi kadınlar, taleplerini dile getirdi.

İnsan Hakları Derneği (İHD), 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesi pek çok kentte eylemdeydi.

İHD İstanbul Şubesi üyesi kadınlar, Şişhane Meydanında yan yana geldi. Eylemde, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde kadınlar barış istiyor" pankartı açıldı.

Kadınların her zaman olduğu gibi bu 8 Mart'ta da mücadelelerine olan inançla her türlü hak ihlaline karşı durmaya devam ettiğini ifade eden İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, "Yaşadığımız coğrafyada kadın olmanın zorluklarını hepimiz yakıcı bir biçimde yaşıyoruz. Çünkü coğrafyamıza egemen olan yerleşik anlayış son derece erkek egemen, feodal ve militer bir anlayış. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devleti olamadığından kadınlara karşı kendi iç hukukunu bile yeterli düzeyde uygulama kararlılığını gösteremiyor" dedi.

'BİR YILDA GÜN SAYISINDAN FAZLA KADIN CİNAYETİ İŞLENİYOR'
Bu coğrafyada şiddetin en büyük mağdurlarının kadınlar olmaya devam ettiğini ifade eden Yoleri, "Yerleşik namus anlayışının erkeklere verdiği 'güç' ile erkekler, kadın cinayetleri işlemeye devam ediyorlar. Bir yılda, gün sayısından fazla kadın cinayeti işleniyor. Kaldı ki bunlar sanığın bilindiği kadın cinayetleri. Sanıkların belli olmadığı, faili meçhul kadın cinayetleri bu sayıların içinde sayılmıyor" ifadelerini kullandı. İstanbul Sözleşmesinin feshedilmesine tepki gösteren Yoleri, bunun sonrasında kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerindeki artışın tesadüfi olmadığına dikkat çekti. 

"Devletin her alanda uyguladığı şiddet politikası ve nefret söylemi devlet diline sorumsuzca yansıdı ve bu devlet dili maalesef ki şiddet üreterek topluma yayılmaya devam etti. Bu yayılma sonucunda kadına yönelik şiddette de büyük artış gözlendi. Kadınlar ifade ve örgütlenme özgürlüğü alanında da çok büyük sorunlar yaşamakta. Kendi öz örgütleri, devlet denetimine sürekli tabi tutulmakta, yaptıkları basın açıklamaları ya da sokak gösterileri sürekli engellenmekte ve bu nedenle kadınlar devlet şiddetine maruz kalmaktalar. Yine kadınlar ifade özgürlüklerini kullanmada da sürekli baskı yaşamaya devam ediyorlar" diyen Yoleri, hapishanelerde de siyasi görüşleri nedeniyle çok sayıda kadın siyasetçi, gazeteci, insan hakları savunucusunun bulunduğunu hatırlattı.

'KADIN EMEĞİ UCUZA SATILIYOR'
Kadınların yaşamın tüm alanlarında kendilerine uygulanan şiddetin en büyüğünü emek alanında yaşadığını belirten Yoleri, "Emekleri sömürülüyor. Kadın emeği ucuza satılıyor. Kadın işçiler örgütlenirken erkek egemen anlayışın engellemelerine maruz kalıyorlar. Siyasette de kadının erkek egemen anlayışı yıkmak konusunda büyük bir mücadele vermesi gerekiyor. Cezaevlerinde çok sayıda hasta kadın mahpus tedavi hakkına erişim sağlayamıyor. Yine cezaevlerinde bulunan adli ve siyasi kadınlara yoğun bir baskı yöntemi uygulanmakta. Kadınlar arama adı altında koğuşlarına giren görevliler tarafından tacize maruz kalıyorlar. Yaşamlarının tüm alanları sürekli kontrol ediliyor. Koğuşlara, hücrelere konulan kameralarla en mahrem anlarının bile gözetlendiğini görmek kadınları son derece etkiliyor" ifadelerini kullandı.

Savaş ve çatışmalardan en çok kadınların etkilendiğini dile getiren Yoleri, "Savaş en çok kadını vurdu. Kadınlar savaş ve çatışmalı ortamlarda kadına yönelik şiddetin en ağırını, cinsel işkenceyi yaşadılar. Zaten çok iyi biliyoruz, coğrafyamız bir mezarsız ölüler coğrafyası" dedi.

'SİYASİ KADIN TUTSAKLAR SERBEST BIRAKILMALI'
Yoleri, şöyle devam etti: "Kürt meselesi barışçıl bir çözüm bulmadıkça, kadınlar hak ihlalleri yaşamaya devam edecekler. Bu nedenle de kadınlar barışa, barış süreçlerine son derece büyük önem veriyorlar. Çünkü erkek egemen, militer ve feodal anlayışın sorgulanabileceği bir süreç olacaktır barış süreci. Kadınlar, her şeyden önce yaşanacak barış sürecinde ifade ve örgütlenme özgürlüklerinin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını istiyorlar. Yine kadınlar bu süreçte tüm siyasi mahpusların serbest bırakılmasını, hasta mahpusların öncelikle serbest bırakılmasını ve kadınların yaşamın tüm alanlarındaki kendilerine dayatılan hak ihlallerine karşı ifade özgürlükleri garanti altına alınarak mücadele etmek ve söz söylemek istiyorlar."

İHD'li kadınlar Adana, Mersin, Antakya, Antalya, Batman ve pek çok kentte de 8 Mart vesilesiyle açıklama yaparak taleplerini dile getirdi.