İliç katliamı davası görülüyor

İliç'te yaşanan işçi ve doğa katliamına ilişkin davanın ilk duruşması görülüyor. Duruşma öncesi açıklama yapan katledilen Uğur Yıldız'ın ailesi, madende alınmayan önlemlere dikkat çekti, sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi.
Yerli iştiraki Çalık Holding olan SSR Mining'e ait Erzincan İliç'te bulunan Anagold Madencilik'in altın madeninde meydana gelen işçi cinayeti ve doğa katliamına ilişkin davanın ilk duruşması görülüyor. 13 Şubat 2024 tarihinde yaşanan göçükte 9 işçi liç yığını altında kalarak katledilmiş, bölgede geri dönüşümü imkansız ekolojik felaket meydana gelmişti.
KATLEDİLEN UĞUR YILDIZ'IN AİLESİ: NEDEN ÖNLEM ALINMADI
Davanın ilk duruşması Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor. Duruşma öncesi DEM Parti, CHP ve TİP milletvekilleri katledilen işçilerden Uğur Yıldız'ın fotoğrafının yer aldığı pankartla adliye binasına yürüdü. Yıldız'ın babası Ali Ekber Yıldız, "Dünyada bu yığına en fazla 150 metre kadar izin verilirken bu madenin toplam yığın yüksekliği 255 metre olarak tespit edilmiş. Bu sebeple fazla yükselen siyanür çamur olduğu için kendi ağırlığını taşıyamayarak bu liç havuzuna yani çamur dağına yönelik yönetime rapor ediliyor. Mühendisler inceleme yapıyor ve bu çamurdan dağın her an patlayabileceğini rapor ediyorlar. Buna rağmen maden çalışmaya devam ettiriliyor. Neden önlem alınmadı? Neden madene inen yollar kapatılmadı? İş güvenliği neden görevini yapamadı? Kim ya da kimler engel oldu? Madenleri denetlemekle sorumlu Çevre Bakanlığı neredeydi" diye sordu. Anne Sevda Yıldız da "Ben sonuna kadar davamı götüreceğim, asla vazgeçmeyeceğim. Elimden geleni yapacağım. O ocağı onlara açtırmayacağım. Halkı düşünüyorlarsa iş imkanları yaratsınlar" ifadelerini kullandı.
İLK DURUŞMA GÖRÜLÜYOR
Evrensel'in haberine göre duruşmaya, tutuklu sanık Iaın Ronald Guılle, bazı tutuksuz sanıklar, taraf avukatları, müşteki yakınları, siyasi parti temsilcileri katıldı. Tutuklu sanıklar Ali Rıza Kalender, Selçuk Çiftlik ve Ömer Ardıç ise duruşmaya bağlı bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) üzerinden katıldı. Duruşmaya, firari sanıklar, John H, Kenan Ö, Luis Q, Vınh Luu D L, Kevin James G, Kevin Joseph R. ve Wıllıam Keıth M. ise katılmadı.
Avukatların, daha büyük bir duruşma salonu talebi, UYAP ve SEGBİS sisteminin taşımasının mümkün olmadığından ve uzun süre alacağından reddedilerek, bundan sonraki celseler için uygun ortam ve fiziki şartlar sağlandığı takdirde mevcut duruşma salonun haricinde yapılabileceği yönünde karar verildi.
ÇOK SAYIDA KİŞİ MÜDAHİLLİK TALEBİNDE BULUNDU
Duruşmayı takip eden Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, İstanbul Barosu ve TTB Çevre Komisyonu dosya için müdahillik talebinde bulundu. Dev Maden Sen avukatı, hayatını kaybeden Uğur Yıldız'ın sendikalarına üye olduğunu, sistematikleşen iş cinayetlerine karşı müdahil olmak istediklerini söyledi. Müdahillik taleplerini alan mahkeme, taleplere dair kararı sanıkların savunmasından sonra vereceğini söyledi.
Salonda çıkan bir tartışma sonucunda duruşmaya 20 dakika ara verildi. Tartışma, Deniz Yavuzyılmaz'ın tutuklu sanık Iaın Ronald Guılle'nın avukatına "elini cebinden çıkar" demesiyle başladı. Verilen aranın ardından tutuklu sanık Iaın Ronald Guılle'nin sorgusuna devam ediliyor.
GUILLE: GÖREVİMİ YAPTIM
Guılle, tercüman eşliğinde yaptığı savunmasında, olay nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu belirterek, kendisinin herhangi bir sorumluluğu olmadığını öne sürdü. Guılle, "Kaza öncesi ve kaza anında üstüme düşen görevi fazlasıyla yerine getirdiğimi belirtmek isterim. Anagold'da 'başkan yardımcısı' olarak görev aldım. Görevim gözlem yapmak ve rapor hazırlamak. Madencilik alanında 40 yılı aşkın çalışmama rağmen daha önce ne Türkiye'de, ne de başka yerde böyle büyüklükte kaza görmedim, duymadım. Benimle aynı sürede Cengiz D. çalışmaktaydı. Benim asıl görevim, maden sahasında olanları kendisine raporlamaktı” iddialarında bulundu. Maden sahasında olan çatlaklara dair facianın olduğu gün alınabilecek önlemleri yöneticilerle görüştüklerini kaydeden Guılle, “Toplantının ardından durumu ilk elden değerlendirmek üzere sahaya kadar gitmek üzere karar aldık. Ancak alana yaklaştığımızda bölgenin yoğun barikatlarla kapatılmış olduğunu öğrendik. Oradaki amir geçmemize izin vermedi. Nihayet alana girdiğimizde küçük çatlaklar gözlemledik. Ancak sahayı daha geniş bir yükseklikten gözlemlemek için yüksek alana çıktım. Murat B.'ye istifleme işlemi yapılmaması gerektiğini söyledim ve istifleme durdu. Benim görevim gözlemleme ve rapor hazırlamaktı. Öte yandan 11.00'den sonra ofise döndüm ve derhal durumu Amerika'daki merkeze bildirerek görevimi yaptım. Saat farkından dolayı mailime cevap alamadım. Bundan yaklaşık 3 saat geçti ve bu olay meydana geldi. Durumun ciddiyetinin anlaşılması üzerine çalışanlar tahliye edildi, kurtarma çalışmaları başlatıldı ve ilgili kurumlara bilgi verildi” ifadelerini kullandı.
BERAAT İSTEDİ
Guılle, Anagold bünyesinde 28 aydan daha kısa bir süre çalıştığını ve günlük faaliyetlere dahilinin olmadığını iddia ederek, "Yalnız gözlem ve rapordan sorumlu olmama rağmen olay günü bundan fazlasını yaparak çalışanların göçük altında kalmasına engel oldum. Olayın ciddi olduğunu çalışmaların durdurulması gerektiğini ve solüsyon kesilmesini ben söyledim. Birlikte değerlendirdiğimde ne olay günü, ne de öncesinde hukuka aykırı davranışım bulunmamaktır. Hukuka aykırı hiçbir davranışım olmamasına rağmen bir yıldan fazla süredir tutuklu bulunmaktayım. Öncelikle tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi.
Duruşma sırasında, müşteki avukatları ve demokratik örgütü temsilcileri, sanıkların "taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma" suçlamasıyla yargılanmasının yetersiz olduğunu belirterek, daha ağır suçlamalar yöneltilmesi gerektiğini ifade etti. Savcı, baroların, derneklerin ve demokratik kitle örgütlerinin katılma taleplerini reddini, ailelerin katılma taleplerinin kabulünü istedi. İstanbul ve Erzincan Barosu, siyasi parti, demokratik kitle örgütü, dernek ile talepte bulunanların dosyada mağdur, suçtan zarar gören olarak görülmediğinden, taleplerin reddine ayrı ayrı karar verildi.
Davanın görülmesine yarın devam edilecek.
DAVA HAKKINDA
İliç Cumhuriyet Başsavcılığınca Adnan Keklik, Kenan Öz, Ramazan Çimen, Uğur Yıldız, Abdurrahman Şahin, Fahrettin Keklik, Mehmet Kazar, Şaban Yılmaz ve Hüseyin Kara'nın toprak altında kalarak hayatını kaybettiği, İsa Taşdelen ve İshak Demir'in yaralandığı toprak kaymasına ilişkin hazırlanan iddianamede, Kanadalı SSR isimli şirketin global projeler başkan yardımcısı, Anagold firmasının ülke müdürü, operasyon başkan yardımcısı, yatırım projeleri müdürü, şirket mühendisleri ve diğer çalışanların arasında bulunduğu 43 sanık yer alıyor. Sanıklardan 12'sinin "asli kusurlu", 31'inin ise "tali kusurlu" olduğu tespiti yapılan iddianamede, tüm sanıkların "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar, altın madenini o dönem işleten şirketin Kanadalı 3 yöneticisinin ayrıca "Çevreyi taksirle kirletmek" suçundan ise yalnızca 2 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.