Metal işçisi kadınlar: Haklarımıza, emeğimize sahip çıkıyoruz

8 Mart'a giderken Gebze'de yan yana gelen Birleşik Metal-İş üyesi kadın işçiler, "Kadın mücadelesinin dönüştürücü gücüne olan inancımızla, ataerkiye ve sömürü düzenine karşı isyanımızla bu 8 Mart'ta da meydanları dolduracağız, eşit ve özgür bir dünyayı mutlaka kuracağız" dedi.
DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş sendikasının merkez kadın komisyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesi Gebze'de eylem yaptı. "Haklarımıza, emeğimize sahip çıkıyoruz" pankartı açan kadınlar, sloganlarla Gebze Kent Meydanına yürüdü. Eylemde, "Yaşasın 8 Mart", "İstanbul Sözleşmesi uygulansın", "6284 uygulansın", "Yaşasın kadın dayanışması" dövizleri taşındı.
Metal işçisi kadınlar Kaynak Tekniği (Lincoln) işçilerinin grevini de selamladı, "Yanınızdayız!" dedi. Basın açıklamasını Ayten Akbal ve Kader İkiz okudu. Kadınların örgütlü mücadeleyle tarih boyunca birçok hakkı elde ettiği belirtilen açıklamada, 2025 yılıyla kadınların kazanılmış haklarına dönük saldırıların arttığı yeni bir yıla başlandığı belirtildi.
İktidarın 2025'i "Aile Yılı" ilan etmesine işaret edilen açıklamada, "Biz aile içinde eşitlik fikrini geliştirecek, şiddet ve tacizi ortadan kaldıracak, kadınların bakım yükünü omuzlarından alacak politikaların hayata geçirilmesini; kamusal kreşlerin, yaşlı bakım merkezlerinin açılmasını beklerken, biz kadınlara esnek, güvencesiz çalışmayı ve yoksulluğu dayatan, bakım yükünü omuzlarımıza yıkan cinsiyetçi politikalar sunuluyor" denildi.
'GEÇMİŞTE BUGÜNE MÜCADELEMİZ SÜRÜYOR'
"Biz, eşitsizliğin olduğu, şiddet ve sömürü ilişkisinin hüküm sürdüğü aile dayatmasına karşı geçmişten bugüne eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükselten kadınlarız" denilen açıklamada, kadınların yaşamın her alanında yok sayılmaya isyan ettiği vurgulandı.
Kadınların ataerkil kapitalist düzene ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine tepkisini her yerde yükselttiği belirtilen açıklamada, "İşyerlerinde ücret eşitsizliğine, cinsiyetçi işbölümüne, cinsiyetçi dile, sadece kadın olduğumuz için işe alım süreçlerinden başlayan ayrımcılıklara, emeğimizin görünmez ve değersiz kılınmasına, emeğimiz ve bedenimiz üzerindeki tahakküme, erkek şiddeti ve tacizine karşı mücadele etmekte kararlıyız" denildi.
'HAYATLARIMIZI EVE SIĞDIRAMAZSINIZ'
Açıklama, şöyle devam etti: "Kadın istihdamının önündeki en büyük engelin, çocuk ve yaşlı bakımına yönelik sosyal politikaların eksikliği olduğu biliniyor. Kreş fiyatlarındaki yüksek artış, kreşlerin sayısının yetersizliği kadınları istihdamdan çıkarıyor. Hükümet, yaygın ücretsiz kreş ve yaşlı bakımı hizmeti sunmak yerine, patronlarla kafa kafaya verip kadınların daha esnek, güvencesiz çalıştırılmasına yönelik hukuki düzenlemeleri Orta Vadeli Programına koymuş durumda. Böylece tüm bakım yükünün ve ev işlerinin yine kadınların omuzlarına bırakılması planlanıyor. Bu asla kabul edilemez. Hatırlatıyoruz, bakım hizmetlerini omzumuza yıkıp, hayatlarımızı eve sığdıramazsınız!"
'İSYANIMIZLA MEYDANLARI DOLDURACAĞIZ'
"Biz metal işçisi kadınlar, sendikalarda, işyerlerinde yaşamın tüm alanlarında kadınları yok sayarak eşit, özgür ve demokratik toplum inşa edilemeyeceğinin altını çiziyoruz. Kadın mücadelesinin dönüştürücü gücüne olan inancımızla, ataerkiye ve sömürü düzenine karşı isyanımızla bu 8 Mart'ta da meydanları dolduracağız, eşit ve özgür bir dünyayı mutlaka kuracağız" denilen açıklamada, kadınlar taleplerini şöyle sıraladı:
🔹"Kadının üzerinden bakım yükünü alacak sosyal politikalar hayata geçirilmeli, ücretsiz kreş ve yaşlı bakımevleri yaygınlaştırılmalıdır. Her mahalleye, sanayi bölgesine ücretsiz, nitelikli kreşler açılmalıdır.
🔹Çalışma yaşamında kadın-erkek tüm işçiler, sayı sınırı olmadan, kreş hizmetlerinden faydalanmalıdır. Ebeveyn izinleri uygulanmalıdır.
🔹Kadına yönelik her türlü ayrımcılık sonlandırılmalı, eşitlik politikaları hayata geçirilmelidir. İstihdamda eşitlik sağlanmalı, cinsiyetçi işbölümü sonlandırılmalıdır.
🔹Cinsiyete dayalı ücret farklarının ortadan kaldırılması, ücret eşitliğinin sağlanması için ücret şeffaflığı önlemleri de dahil olmak üzere gerekli tüm adımlar atılmalıdır.
🔹Kadınlar için güvencesiz, evden çalışma gibi esnek çalışma biçimleri değil; güvenceli, düzenli ve sendikalı çalışma hayata geçirilmelidir.
🔹ILO'nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi onaylanmalı, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Yasa etkin şekilde uygulanmalıdır.
🔹İşyerlerinde kadına yönelik erkek şiddeti ve tacizine karşı önleyici politikalar ve prosedürler oluşturulmalı; bu konuda farkındalık çalışmaları, eğitimler yapılmalıdır.
🔹Sendikalaşmanın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
🔹Toplumsal cinsiyete duyarlı işçi sağlığı ve iş güvenliği politikaları hayata geçirilmelidir.
🔹Medeni Kanun'dan doğan haklarımıza, nafaka hakkımıza yönelik saldırılar son bulmalıdır. Boşanmalar değil, şiddet ve taciz engellenmelidir.
🔹Devlet, demokratik kurum ve kuruluşlar, emek ve meslek örgütleri, sendikalar toplumsal cinsiyet eşitliğini benimsemeli ve kadınları güçlendirecek çalışmalar için yeterli bütçe ayırmalıdır."