3 Nisan 2025 Perşembe

İzmir'de Newroz ateşi Gündoğdu meydanında yakıldı

Newroz kutlaması için İzmir'de halklar Gündoğdu meydanına akın etti. Kutlamada barış ve demokrasi mücadelesinin süreceği kaydedildi. 

İzmir'de bu yıl Newroz kutlamasının adresi yine Gündoğdu meydanı oldu. "Rêbertiya azad civaka demokratîk/Özgürlük için demokratik toplum" şiarıyla düzenlenen kutlama için sabahın erken saatlerinden itibaren çok sayıda kişi bir araya geldi.

"Güvenimiz Dehaklara değil güneşimizin kudretinedir", "Adil ve demokratik bir barış için yaşasın Newroz" pankartları açılan kutlamada sık sık "Biji serok Apo", "Bijî berxwedana İmralı", “Jin, jiyan, azadî” ve “İmralı'ya bin selam” sloganları atıldı. Newroza gençler ve kadınlar yoğun katılım gösterirken, çalınan şarkılar eşliğinde halklar PKK lideri Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünü istedi. 

Devrim şehitleri anısına saygı duruşuyla başlayan kutlamada, açılış konuşmasını DEM Parti İzmir İl Eşbaşkanları Fulya Erdoğan ve Selçuk Odabaşı yaptı. Eşbaşkanlar hakların eşit, özgür ve barış içinde yaşaması, savaşın değil barışın, baskıya karşı mücadelenin kazanacağı bir dünyanın mümkün olduğunu söyleyerek, halkların Newrozunu kutladı.

Barış Anneleri adına yapılan konuşmanın ardından Newroz ateşi yakıldı. Ardından ise sanatçı Şemsettin Çetinkaya sahne aldı.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, Newroz haftasında Türkiye ve Kürdistan'ın dört bir yanında milyonların barış, özgürlük diyerek, büyük bir direniş ortaya koyduklarını vurguladı. Newroz kutlamalarının coşkulu geçtiğini kaydeden Beştaş, "Ancak iktidar bu coşkuya karşı darbe pratiklerine devam ediyor. İstanbul Barosu yönetimini dün görevden aldılar. Hukuksuzluğun geldiği en önemli noktalardan birisi. İstanbul Barosu yönetimi Rojava'da katledilen Nazım Daştan ve Cihan Bilgin için soruşturma açılmasını istediği için bu durum yaşandı. Mahkemeler avukatların iradesine kayyım atayamaz. Savunmayı susturacaklarını sananlar büyük yanılıyor. Savunma susmadı, susmayacak. İstanbul Barosu'nun yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.

'KÜRTLERİN SÖZ HAKKI YOK MU'
31 Mart 2023 yerel seçimlerinden bugüne 13 belediyeye kayyum atandığını anımsatan Beştaş, son olarak İBB başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının da siyasi bir müdahale olduğunu vurguladı. İktidarın seçim sonuçlarını tanımamak için yargıyı silah olarak kullandığını belirten Beştaş, "Nasıl Hakkari'nin kayyumunu tanımıyor ve mücadele ediyorsak, İBB ve ilçe başkanlarına kayyum hazırlığını da kabul etmiyoruz. Milyonlarca İstanbullunun seçtiği iradeye el konulmasının hiçbir izahı yoktur. İmamoğlu kent uzlaşısı ile ilgili sorgulanıyormuş. Kent uzlaşısı bir il ya da ilçede partilerin kendi aralarında anlaşması, halkın, kent bileşenlerinin istedikleri adaya oy vermesidir. Kürtlerin söz hakkı yok mu? İmamoğlu'nun dosyasında şunu yazmışlar; kent uzlaşısı Kürtlerin belediye meclis üyelikleri ve belediye başkanlıklarında yer almak için yaptığı uzlaşı. Kürtler bu ülkenin vatandaşı değil mi? Kürtlerin belediye meclis üyesi ve başkanı seçme hakkının olmadığını söylüyorlar. İmamoğlu'na yöneltilen en büyük suçlama bu. Böyle yaparak Kürt halkı ile Türkiye halklarının yan yana gelmesini engellemek istiyorlar. Birlikte mücadele suçmuş gibi gösteriyorlar. Bunların hiçbiri ne savcıların ne de suçun konusudur. Onlar bölücülük yapmaya devam etsin. Biz halkların kardeşliğini, ortak mücadeleyi büyüteceğiz. Ekrem İmamoğlu da Abdullah Zeydan da Ahmet Türk ve diğer belediye başkanlarının da görevinin başına dönmesini istiyoruz ve bunun için mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

'SAYIN ÖCALAN BİR TOPLUMUN İNŞASINI SAVUNUYOR'
27 Şubat'ta açıklanan deklarasyon ile yeni bir dönemin başladığını kaydeden Beştaş, halkta bir umut oluşmasına rağmen iktidara inanıp inanmamakta bir tereddüt yaşandığını belirtti. İktidarın bir yandan barış görüşmeleri yaptığını, bir yandan da demokratik hak ve özgürlüklerin kırıntılarına bile tahammül edemediğini kaydeden Beştaş, "Türkiye'nin dört bir yanında protestolar var ve bu protestolara çok sert müdahaleler var. Barış ve demokrasiyi nasıl ayıracaksınız? Barışa giden yol demokratik toplumdan, hukuk ve siyaset zemininden geçer. Hak ve özgürlükler ayaklar altına alınınca nasıl barış olacak? Biz demokrasi ve barış mücadelesini yükselteceğiz. Barışı bu topraklara inancımızla, direncimizle ve umudumuzla getireceğiz. Karşımızdaki güçler kağıttan kaplan misali eser gürler, ama son sözü halklar söyler. İmralı'da tutulan sayın Öcalan 1993'ten bu yana inatla, barışı, kardeşliği, eşitliği ve demokratik bir toplumun inşasını savunuyor. Tecridin kırıldığını, özgür çalışma koşullarının olduğunu söyleyemiyoruz. Ama sayın Öcalan çok kararlı. O da biz de ne kadar çok büyük bedel ödendiğini iyi biliyor. On binlerce insan toprağın altında, on binlercesi cezaevlerinde. Burada bulunan sizlerin yakınları ya yaşamıyor ya da cezaevinde. Bu acılara son vermenin zamanı geldi de geçti. Siyasi tutsakların özgür olması gerekiyor. Bizler Türkiye halkları ile birlikte mücadelenin içinde varız, var olmaya devam edeceğiz. Buradan İmralı'nın da Newrozunu kutlayalım" dedi.

Kutlama, sanatçılar Şilan Dora ve Ali Tekbaş'ın sahne alması ile sona erdi.