Kalkan: Önder Apo'nun olmadığı kongre silah bırakma kararı alamaz

PKK Yürütme Komitesi üyesi Kalkan, 27 Şubat tarihli çağrı sonrası kendilerinin gerekeni yaptığını ancak Türk devletinin söz söylemekten başka bir şey yapmadığını dile getirdi. 3 haftanın kısa olmadığını kaydeden Kalkan, PPK silah bırakacaksa, kongre toplanacaksa bunu ancak Öcalan'ın yapacağını vurguladı.
PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı sonrası sürece ilişkin PKK Yürütme Komitesi üyesi Duran Kalkan Medya Haber'de değerlendirmede bulundu.
Halkların Newroz meydanlarında Öcalan'ın özgürlüğünü istediğini kaydeden Kalkan, Newroz meydanlarında bu talebe daha yüksek sesle sahip çıkma çağrısı yaptı.
İmralı heyetinin çağrı sonrası yürüttüğü çalışmalara işaret eden Kalkan, çağrının üzerinden geçen 3 haftada kendileri cephesinden her şeyi yaptıklarını dile getirdi, buna rağmen iktidarın yalnızca söz söylediğini belirtti.
'SİLAH BIRAKILACAKSA ANCAK ÖNDER APO YAPABİLİR'
Kalkan, "Kongre yapılacaksa, PKK'nin feshi, silahın bırakılması, tartışılacak, kararlaştırılacaksa bunu ancak ve ancak önder Apo yapabilir. Başka kimse yapamaz. Başka kimseden de bunun yapması beklenmemeli" dedi. Kalkan, şunları ekledi: "Hala diyorlar PKK yapsın. Oysa bize gelen bilgilere göre, Önder Apo'nun çağrısı yapıldığı hafta içinde İmralı'daki koşullarda değişiklik olacaktı. Önder Apo'nun özgür yaşar ve özgür çalışır koşullara kavuşması için adımlar atılacaktı. Bunu biliyoruz. Bunu, bu süreci yürütenler de biliyorlar. Kimse sanmasın ki hiç kimse bilmiyor. Ama 20 gün geçti; değil İmralı'da koşulların değişmesi, İmralı hakkında, İmralı'da ne olup bittiğine dair bu 20 gündür, hiç kimsenin, hiçbirimizin bir haberi bile yok. İmralı işkence sistemini tutanlar dışında, yönetenler dışında hiç kimsenin bilgisi yok."
'100 YILLIK BU SORUN PKK'Yİ ORTAYA ÇIKARDI'
Devlet Bahçeli'nin 1 Ekim tarihinde yaptığı çağrıyı anımsatan Kalkan, görüşme sonrası yürütülen tartışmalarda asıl gerçeklerin unutulduğunu; Bahçeli'nin sözlerinin, Türk-Kürt kardeşliğinin, Kürtlerin asli bir unsur olma durumunun, Öcalan'ın Meclis'te konuşmasının, İmralı rehine sisteminin ortadan kalkarak Öcalan'ın özgür olmasının unutulduğunu, tek tartışılan şeyin "PKK ne zaman kongre yapacak, kendini feshedecek, silah bırakacak" tartışmaları olduğunu belirtti. Kalkan, "Özel savaş sistemi aslında bu tartışma sürecini yönlendirdi. Bu medya gerçekten çok etkili. Diyorlar, sorun PKK sorunudur. PKK sorunu filan değil. Sorun 50 yıllık değil, 100 yıllık sorundur. Bir defa her şeyi doğru koymak lazım. Bu sorun PKK'yi ortaya çıkardı. Çözülmesi gerektiğini herkese dayattı. Şimdi de bazıları diyor ki, biz çözeriz. PKK diyor ki 'buyurun çözün, ben kendimi feshedeyim'. Çözmüyorlar. 'Sen kendini feshet, biz ondan sonra ne yapacağımızı biliriz' diyorlar. Buna köylü kurnazlığı denir. Öyle bir şey yok" ifadelerini kullandı.
'HEM SUÇLU HEM GÜÇLÜ'
Kürtlerin kandırılamayacağının altını çizen Kalkan, "Somut olarak da önder Apo'nun çağrısı, 'hukuki ve siyasi koşullarının yerine getirilmesi' diyordu. Bunu kimse tartışmıyor şimdi. PKK'ye dönüp 'çağrılar gerçekleşsin' diyorlar. Ama PKK'ye dönüp çağrıların yerine gelebilmesi için önder Apo'nun özgür yaşar ve çalışır koşullarda olması, çaba harcayabilmesi gerekiyordu. Onun gereklerini kendileri hiç yerine getirmiyorlar. Devlet Bahçeli'ydi çağrı yapan, 'meclise gelsin' diyen. Peki nasıl gelsin önder Apo? İmralı'daki mutlak rehine koşullarında küçücük bir değişiklik yok. Sanki keyfine kalıyor İmralı'da. Sanki kendi kendisini tutuklatmış, rehine haline koymuş gibi hareket ediyorlar. Bu kadar da olmaz artık. Hem suçlu hem güçlü. Böyle olmaz" dedi.