TTB'den tutsakların sağlık hakkının engellenmesine tepki

Saraçhane eylemlerine katıldıkları için tutsak edilen 274 kişiden 30'unun ciddi sağlık sorunları olduğunu ve Marmara Kapalı Hapishanesinde sağlık haklarının gasp edildiğini hatırlatan TTB Merkez Konseyi, demokratik haklarını kullanırken polis şiddetine, kimyasal gazlara maruz kalanların sağlık hakkının engellenmesinin suç olduğunu vurguladı.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, hasta tutsakların sağlık hakkının gasp edilmesine ilişkin açıklama yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ve İstanbul'un çeşitli belediyelerinin yöneticilerinin 19 Mart'ta hukuksuz bir şekilde gözaltına alınmasıyla başlayan eylemlerde farklı illerde en az 2000'e yakın kişinin gözaltına alındığı ve en az 300 kişinin tutuklandığı hatırlatılan açıklamada, "Bu tutukluların 274'ü İstanbul'da Marmara (Silivri) ile Metris cezaevlerinde bulunmaktadır ve avukatlarından alınan bilgilere göre en az 30'unun ciddi sağlık sorunları mevcuttur" denildi.
'CEZAEVİNDE KISITLI OLAN SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞEMİYORLAR'
Tutuklu bulunanların sağlık açısından hak ihlalleri yaşadığına dikkat çekilen açıklamada, "Bayram tatili süresinin düşünülmeden, gerekli tedbirler alınmadan ani bir kararla dokuz güne uzatılması ve bunun yoğun tutuklamaların yapıldığı döneme denk gelmesi, cezaevlerinde zaten kısıtlı olan sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlara yol açmıştır. Aynı koğuşta kalanlar arasında ateşli gribal enfeksiyon yayılmaktadır, hekime ulaşma talepleri karşılanmamaktadır. Ayrıca tutuklular arasında tüberküloz, epilepsi, astım bronşit, kalp hastalığı gibi düzenli ilaç tedavisi gerektiren kronik hastalıklar ve acil müdahale gerektiren travmaya bağlı göz hasarı ve kemiklerde kırık gibi ciddi sağlık sorunları mevcuttur. Bu hastaların gerekli muayeneleri yapılmamakta, ilaçları ya hiç verilmemekte ya da düzensiz verilmekte, müdahale gerektiren planlamaları yapılmamaktadır. Gözlüğü kırılanların gözlük ihtiyacı karşılanmamaktadır" ifadeleri kullanıldı.
'TUTUKLULAR SAĞLIK HAKKINA KAVUŞMALIDIR'
Demokratik haklarını kullanırken polis şiddetine, kimyasal gazlara maruz kalanların sağlık hizmetlerine erişimlerinin sağlanmamasının ciddi bir suç olduğunun altı çizilen açıklama, şöyle devam etti: "Bu konuda gerekenleri yapmayan cezaevi yöneticileri de bu suça ortak olmaktadırlar. İhtiyacı olan tutukluların muayenelerinin tam teşekküllü hastanelerde yapılması, ilaçlarının hızla temin edilmesi, zamanında verilmesinin sağlanması gerekmektedir. Türk Tabipleri Birliği olarak tutukluların ve gözaltındaki vatandaşlarımızın sağlık hakkı ihlallerini yakından takip etmekte, ilgili kişilerin avukatları aracılığıyla gerekli bilgi ve belgelere ulaşarak sorumlularla ilgili suç duyurusunda bulunmaktayız. Yaşanan her türlü sağlık hakkı ihlalinin tarafımıza bildirilmesi gerekli müdahalelerin zamanında yapılabilmesi için çok önemlidir. Gözaltı veya tutukluluk nedeniyle özgürlüğü sınırlanan her insanın sağlığından ve tüm süreçlerin insan onuruna yakışır bir tutumla yürütülmesinden İçişleri ve Adalet bakanlıkları, il ve ilçe emniyet müdürlükleri, sağlık müdürlükleri, cezaevi yöneticileri sorumludur. Suç teşkil eden, geri dönülmez kayıplara yol açabilecek uygulamalardan bir an önce vazgeçilmeli ve tutuklular sağlık hakkına kavuşturulmalıdır."